Veteriner Göğüs Cerrahisi

Veteriner Göğüs Cerrahisi

Evcil hayvanlarınızın sağlığı söz konusu olduğunda, özellikle göğüs boşluğunu (toraks) ilgilendiren rahatsızlıklar, hasta sahipleri için en endişe verici durumların başında gelir. Veteriner tıbbında göğüs cerrahisi, kalp, akciğerler, yemek borusu (özofagus), diyafram ve göğüs duvarı gibi hayati organ ve yapıların bulunduğu bölgeye yapılan müdahaleleri kapsar. Bu bölge, vücudun yaşam destek ünitesi gibidir; solunum ve dolaşım sisteminin merkezi burada yer alır. Bu nedenle göğüs cerrahisi operasyonları, standart cerrahi prosedürlerden çok daha farklı bir hazırlık, ileri teknoloji görüntüleme cihazları, özel anestezi protokolleri ve ameliyat sonrası yoğun bakım tecrübesi gerektirir. Kliniğimiz, göğüs cerrahisi alanındaki uzman veteriner hekim kadrosu ve tam donanımlı ameliyathaneleri ile minik dostlarınızın en zorlu anlarında yanındadır. 

Amacımız, bu karmaşık süreçte sadece cerrahi müdahaleyi başarıyla gerçekleştirmek değil, aynı zamanda hasta yakınlarını sürecin her aşaması hakkında detaylıca bilgilendirerek şeffaf bir tedavi süreci yürütmektir. Göğüs boşluğundaki negatif basıncın korunmasından, ameliyat 

sonrası ağrı yönetimine kadar her detay, sevimli dostumuzun konforu ve hızlı iyileşmesi için titizlikle planlanmaktadır. 

Göğüs Cerrahisi Nedir ve Hangi Durumlarda Gereklidir? 

Göğüs cerrahisi, kedi ve köpeklerde toraks boşluğunda meydana gelen travmatik, doğuştan gelen veya sonradan edinilen hastalıkların cerrahi yöntemlerle tedavi edilmesidir. Bu bölge anatomik olarak karın boşluğundan farklıdır; akciğerlerin şişebilmesi için negatif bir basınca ihtiyaç duyar. Dolayısıyla göğüs kafesi açıldığında bu basınç dengesinin bozulmaması veya kontrollü bir şekilde yönetilmesi (solunum cihazına bağlı anestezi gibi) gerekir. Bu durum, göğüs cerrahisini diğer yumuşak doku operasyonlarından ayırır ve uzmanlık gerektirir. 

Genellikle göğüs cerrahisine ihtiyaç duyulan durumlar acil ve hayati risk taşıyan tablolardır. Yüksekten düşme, trafik kazaları gibi travmalar sonucu oluşan diyafram fıtıkları, akciğer sönmesi (pnömotoraks), göğüs boşluğunda sıvı birikmesi (plevral efüzyon) veya yemek borusuna takılan yabancı cisimler en sık karşılaştığımız vakalardır. Bunun yanı sıra, akciğer tümörleri, kalp zarı problemleri veya göğüs duvarı deformiteleri de planlı cerrahi müdahaleler gerektirebilir. Kliniğimizde, her vaka multidisipliner bir yaklaşımla değerlendirilir ve cerrahiye karar verilmeden önce tüm risk analizleri yapılarak en doğru yol haritası çizilir. 

Diyafram Fıtığı (Diaphragmatic Hernia) Operasyonları 

Diyafram, göğüs boşluğu ile karın boşluğunu birbirinden ayıran ve solunuma yardımcı olan kas yapısında bir organdır. Özellikle trafik kazaları veya yüksekten düşme gibi şiddetli travmalar sonucunda diyaframda yırtılmalar meydana gelebilir. Bu yırtılma sonucunda karın içi organları (karaciğer, mide, bağırsaklar ve hatta dalak), basınç farkı nedeniyle göğüs boşluğuna doğru hareket eder. Bu durum, akciğerlerin sıkışmasına, kapasitesinin düşmesine ve hastanın ciddi solunum güçlüğü çekmesine neden olur.

Diyafram fıtığı operasyonları, kliniğimizde en sık ve başarıyla uygulanan göğüs cerrahisi prosedürlerinden biridir. Operasyon sırasında, göğüs boşluğuna geçen organlar nazikçe tekrar karın boşluğuna yerleştirilir, organlarda herhangi bir hasar olup olmadığı kontrol edilir ve diyaframdaki yırtık özel dikiş teknikleri ile onarılır. Bu ameliyat sırasında anestezi yönetimi hayati önem taşır; çünkü akciğer kapasitesi azalmış bir hastanın uyutulması ve solunumunun makine desteğiyle (ventilatör) sürdürülmesi tecrübeli bir anestezi ekibi gerektirir. 

Akciğer Tümörleri ve Lobektomi İşlemleri 

Yaşlı kedi ve köpeklerde ne yazık ki akciğer tümörlerine rastlanabilmektedir. Bu tümörler primer (doğrudan akciğerden kaynaklı) olabileceği gibi, başka bir organdan sıçrama (metastaz) yoluyla da gelişebilir. Ayrıca akciğer apseleri, kistleri veya tedaviye yanıt vermeyen şiddetli zatürre (pnömoni) durumlarında da cerrahi müdahale gerekebilir. Bu gibi durumlarda hastalıklı akciğer lobunun çıkarılması işlemine Akciğer Lobektomisi adı verilir. 

Lobektomi, son derece hassas bir işlemdir. Akciğerin damar ve hava yolları dikkatlice bağlanarak hastalıklı bölüm çıkarılır. Kliniğimizde bu operasyonlar öncesinde Bilgisayarlı Tomografi (BT) gibi ileri görüntüleme teknikleri kullanılarak tümörün tam konumu, boyutu ve diğer dokularla ilişkisi milimetrik olarak haritalandırılır. Bu sayede operasyon süresi kısalır ve başarı şansı artar. 

Özofagus (Yemek Borusu) Cerrahisi ve Yabancı Cisim Çıkarma 

Meraklı kedi ve köpekler, kemik parçaları, oyuncaklar veya iğne gibi cisimleri yutmaya meyillidirler. Bu cisimler bazen mideye inmeden yemek borusunda, tam kalbin hizasında veya diyafram girişinde takılı kalabilir. Bu durum, yemek borusunda delinmeye, enfeksiyona ve göğüs boşluğunda ölümcül iltihaplanmalara (mediastinit) yol açabilir. 

Endoskopik yöntemlerle çıkarılamayan yabancı cisimler için göğüs cerrahisi (torakotomi) zorunlu hale gelir. Göğüs kafesi açılarak yemek borusuna ulaşılır, yabancı cisim çıkarılır ve yemek borusu onarılır. Bu bölgenin iyileşmesi diğer dokulara göre daha zor olduğu için, kliniğimizde ameliyat sonrası beslenme protokolleri özel olarak düzenlenir (örneğin bir süre mide tüpü ile besleme gibi) ve hasta yakın takibe alınır. 

Tanı ve Cerrahi Öncesi Hazırlık Süreci 

Başarılı bir göğüs cerrahisinin temeli, eksiksiz bir tanı ve hazırlık sürecine dayanır. Göğüs boşluğu hastalıklarının belirtileri genellikle hızlı ve sığ nefes alma, öksürük, egzersiz intoleransı, morarma (siyanoz) gibi semptomlarla kendini gösterir. Ancak bu belirtilerin altında yatan asıl nedeni bulmak için fiziksel muayene tek başına yeterli değildir. 

Kliniğimizde, göğüs cerrahisi adayları için gelişmiş bir tanı protokolü uygulanır: 

  • Dijital Radyografi (Röntgen): Akciğerlerin, kalbin ve diyaframın genel durumunu, sıvı veya hava birikimini hızlıca görmemizi sağlar.
  • Bilgisayarlı Tomografi (BT): Karmaşık vakalarda, özellikle tümör sınırlarını belirlemek veya metastaz kontrolü yapmak için 3 boyutlu detaylı görüntüleme sağlar. Altın standarttır. 
  • Kan Gazları Analizi ve Biyokimya: Hastanın oksijenlenme düzeyini ve genel metabolik durumunu analiz ederek anestezi riskini belirlememize yardımcı olur.
  • Ekokardiyografi: Kalp fonksiyonlarının cerrahiyi kaldırıp kaldıramayacağını değerlendirmek için uzman kardiyologlarımız tarafından yapılır. 

Önemli Not: Göğüs cerrahisi öncesinde hastanın “stabilize edilmesi” en kritik aşamadır. Şoktaki, aşırı susuz kalmış veya solunum yetmezliğindeki bir hasta hemen ameliyata alınmaz. Önce oksijen desteği, sıvı tedavisi ve ağrı yönetimi ile hasta operasyona hazır hale getirilir. 

Kliniğimizde Uygulanan Cerrahi Teknikler: Torakotomi ve Video Destekli Cerrahiler 

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte veteriner cerrahide de yöntemler çeşitlenmiştir. Vakanın durumuna göre “Açık Cerrahi” veya “Kapalı (Minimal İnvaziv) Cerrahi” yöntemleri tercih edilmektedir. 

  1. Torakotomi (Açık Göğüs Cerrahisi): Geleneksel ve en yaygın yöntemdir. Kaburgalar arasından (interkostal) veya göğüs kemiği üzerinden (sternotomi) girilerek göğüs boşluğuna ulaşılır. Büyük tümörlerin çıkarılması, diyafram fıtığı onarımı veya büyük damar müdahaleleri için geniş bir görüş alanı sağlar. Cerrahlarımız dokulara en az hasarı verecek mikro-cerrahi teknikleri ve ekipmanları kullanarak iyileşme sürecini hızlandırmayı hedefler. 
  2. Torakoskopi (Video Destekli Göğüs Cerrahisi): Uygun vakalarda, büyük kesiler yapmak yerine göğüs kafesine küçük delikler açılarak kamera ve özel aletler yardımıyla yapılan operasyonlardır. İnsan tıbbındaki laparoskopinin göğüs kafesine uygulanan halidir. Özellikle biyopsi alma, perikard (kalp zarı) açılması veya basit kistlerin tedavisinde tercih edilir. Avantajı; daha az ağrı, daha küçük yara izi ve çok daha hızlı iyileşme süresidir. 

Ameliyat Sonrası Yoğun Bakım ve İyileşme Süreci 

Göğüs cerrahisinde operasyonun başarısı kadar, hatta bazen ondan daha önemli olan kısım ameliyat sonrası (post-operatif) bakımdır. Göğüs kafesi açılan bir hastanın normal solunum fizyolojisine dönmesi zaman alır ve bu süreçte profesyonel destek şarttır. 

Kliniğimizde ameliyattan çıkan minik dostlarımız, 24 saat gözetim altında tutulan yoğun bakım ünitemize alınır. Burada kalp ritmi, oksijen saturasyonu, tansiyon ve solunum sayısı sürekli monitörize edilir. 

  • Göğüs Tüpü (Dren) Yönetimi: Ameliyat sonrası göğüs boşluğunda birikebilecek hava veya sıvının dışarı atılması için genellikle geçici bir göğüs tüpü yerleştirilir. Bu tüpün bakımı, negatif basıncın sağlanması ve ne zaman çekileceğine karar verilmesi uzmanlık gerektirir.
  • Ağrı Yönetimi: Göğüs cerrahisi ağrılı olabilir. Dostumuzun acı çekmemesi ve rahat nefes alabilmesi (ağrı nedeniyle sığ nefes almayı önlemek için) multimodal ağrı kesici protokolleri uygulanır. Epidural anestezi veya damar yoluyla sürekli ağrı kesici infüzyonları kullanılır. 
  • Oksijen Desteği: İhtiyaç duyulan durumlarda özel oksijen kabinlerinde, stressiz bir ortamda oksijen desteği sağlanır. 

Hasta Sahipleri İçin Evde Bakım Tavsiyeleri 

Taburcu olduktan sonra görev size düşmektedir. İyileşme sürecinin evdeki ayağında dikkat edilmesi gerekenler şunlardır: 

  • Hareket Kısıtlaması: İlk 2-3 hafta koşma, atlama ve ani hareketler kesinlikle yasaktır. Sadece tuvalet ihtiyacı için tasma ile kontrollü yürüyüşlere izin verilir.
  • Yara Bakımı: Dikiş hattının temiz ve kuru tutulması gerekir. Kliniğimiz tarafından takılan yakalığın (Elizabeth yakalığı) çıkarılmaması, yaranın yalanarak enfekte edilmesini önler. 
  • İlaç Takibi: Antibiyotik ve ağrı kesicilerin saati saatine verilmesi iyileşmeyi garanti altına alır. 
  • Solunum Takibi: Evde dinlenme halindeyken dostunuzun nefes alış verişini gözlemleyin. Hızlı soluma, karından nefes alma çabası veya halsizlik görürseniz vakit kaybetmeden bizimle iletişime geçin. 

Neden Biz? Veteriner Göğüs Cerrahisinde Güven ve Tecrübe 

Göğüs cerrahisi, hatayı kabul etmeyen, yüksek konsantrasyon ve bilgi birikimi gerektiren bir alandır. Kliniğimiz, sadece cerrahi becerisiyle değil, operasyon öncesi tanıdan operasyon sonrası yoğun bakıma kadar sunduğu bütünleşik sağlık hizmetiyle öne çıkmaktadır. 

  • Deneyimli Kadro: Yüzlerce göğüs cerrahisi vakasını başarıyla yönetmiş uzman veteriner hekimler. 
  • İleri Teknoloji: Güvenli gaz anestezi cihazları, ventilatörler, hasta başı monitörleri ve gelişmiş görüntüleme sistemleri. 
  • 7/24 Gözetim: Ameliyat sonrası kritik ilk 48-72 saati güvence altına alan yoğun bakım hizmeti. 
  • Şeffaf İletişim: Sürecin her adımında bilgilendirme, risklerin açıkça konuşulması ve ulaşılabilir hekim desteği. 

Minik dostunuzun kalbi ve nefesi bize emanet. Göğüs cerrahisi gerektiren zorlu durumlarda, en güncel tıbbi yöntemler ve şefkatli yaklaşımımızla sağlığına kavuşması için buradayız. Sorularınız veya randevu talepleriniz için kliniğimizle iletişime geçebilirsiniz.

happy-clients-icon
0 +

Müşteri Memnuniyeti

Professional-vets-icon
0 +

Uzman Hekim

protection-icon
0 %

Güvenli ve Steril

Evcil Hayvanınız İçin En İyisini Tercih Edin

İstanbulVet Veteriner Kliniği, 23 Nisan 2016 tarihinde Veteriner Hekim Fatih Koyuncu kuruculuğunda, minik dostlarımızın yaşam kalitesini artırmak ve hayvan sağlığında üstün standartları yakalamak amacıyla kapılarını açmıştır.

Çalışma Saatleri

Pazartesi – Cuma

9:30 – 20:00 

Cumartesi

9:30 – 20:00 

Pazar

11:00 – 17:00 

Contact Us

Telefon:

+90 535 833 74 40
+90 216 340 4140

Address:

Koşuyolu, Cenap Şahabettin Sokağı No:10, 34718 Kadıköy/İstanbul

Email:

info@istvetklinik.com

İstanbulVet
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.