Bütüncül Sağlık Yönetimi

Bütüncül Sağlık Yönetimi

Evcil hayvan sahiplenmek, yalnızca onlara bir yuva açmak değil, aynı zamanda sağlıklı, konforlu ve uzun bir ömür sürmeleri için gerekli olan tüm sorumlulukları üstlenmek anlamına gelmektedir. Modern veteriner tıbbı, minik dostlarımızın yaşam kalitesini artırmak için üç ana saç ayağı üzerine kurulmuştur: Koruyucu Hekimlik, Doğru Tanı Yöntemleri ve Etkili Tedavi Protokolleri. Kliniğimizde sunduğumuz hizmetlerin temelini oluşturan bu süreçler, hastalıklar daha ortaya çıkmadan önlem almayı, olası rahatsızlıkları en erken evrede tespit etmeyi ve en güncel bilimsel yöntemlerle tedavi etmeyi hedefler. Aşağıda, patili dostunuzun sağlığı için uyguladığımız bu süreçlerin detaylarını ve neden hayati önem taşıdıklarını bulabilirsiniz. 

  1. Koruyucu Hekimlik: Hastalıklara Karşı İlk ve En Güçlü Kalkan 

Koruyucu hekimlik, veteriner hizmetlerinin en stratejik ve en değerli parçasıdır. Temel felsefesi “hastalık oluştuktan sonra tedavi etmek” değil, “hastalığın oluşmasını engellemek” üzerine kuruludur. Bu yaklaşım, evcil hayvanınızın gereksiz ağrı ve stres çekmesini önlediği gibi, hasta sahiplerini de ileride oluşabilecek yüksek tedavi maliyetlerinden korur. 

Kişiselleştirilmiş Aşı Takvimi ve Bağışıklık Yönetimi 

Aşılama, koruyucu hekimliğin temel taşıdır ancak standart bir takvim her zaman her hayvan için en doğrusu olmayabilir. Kliniğimizde, hastamızın yaşına, yaşam tarzına (evde mi yaşıyor, dışarı çıkıyor mu?), beslenme alışkanlıklarına ve genetik yatkınlıklarına göre kişiselleştirilmiş bir aşı takvimi oluşturuyoruz. Viral (Gençlik hastalığı, Parvoviral enterit vb.) ve bakteriyel enfeksiyonlara karşı uygulanan aşılar, vücudun bağışıklık hafızasını oluşturarak ölümcül riskleri minimize eder. Özellikle yavruluk döneminde anne sütünden kesilme ile başlayan bağışıklık açığını kapatmak için karma aşılar, kuduz aşısı, lösemi ve bronşine aşıları titizlikle planlanmalı ve yıllık periyotlarla (“hatırlatma dozları”) tekrarlanmalıdır. Bu süreçte kullanılan aşıların soğuk zincir kurallarına uygunluğu ve biyolojik kalitesi, bağışıklık yanıtının gücünü doğrudan etkilemektedir. 

İç ve Dış Parazit Kontrolü ve Profilaktik Uygulamalar 

Parazit mücadelesi, sadece evcil hayvanınızın değil, aynı zamanda sizin ve ailenizin sağlığı (zoonoz hastalıklar) için de kritik öneme sahiptir. Pire, kene gibi dış parazitler ile kancalı kurtlar, şeritler ve kalp kurtları gibi iç parazitler, ciddi sistemik hastalıklara yol açabilirler. Koruyucu hekimlik kapsamında, mevsimsel riskler ve coğrafi konum göz önünde bulundurularak düzenli antiparaziter uygulamalar yapılmaktadır. Sadece “damla damlatmak”

veya “hap yutturmak” olarak görülmemesi gereken bu süreç, hayvanın kilosuna ve genel sağlık durumuna göre hekimlerimiz tarafından reçete edilen, etkinliği kanıtlanmış profesyonel ürünlerle yönetilmelidir. Özellikle kalp kurdu gibi sinsi ilerleyen ve ölümcül olabilen parazitlere karşı düzenli koruma, tedavi sürecinden çok daha kolay ve güvenlidir. 

Düzenli Check-Up ve Geriatrik Takip 

Koruyucu hekimlik sadece aşı ve parazitten ibaret değildir. Kedi ve köpekler, doğaları gereği ağrılarını ve hastalıklarını gizleme eğilimindedirler. Bu nedenle, henüz klinik belirtiler (kusma, ishal, halsizlik vb.) ortaya çıkmadan yapılan düzenli check-up muayeneleri hayati önem taşır. Özellikle 7 yaş ve üzeri “geriatrik” (yaşlı) kabul edilen hastalarımızda, böbrek fonksiyonları, karaciğer enzimleri, kalp sağlığı ve diş problemleri açısından 6 ayda bir detaylı tarama yapılmasını öneriyoruz. Erken teşhis edilen bir böbrek yetmezliği veya diyabet, doğru diyet ve destek tedavileriyle yönetilebilir ve hastanın yaşam süresi yıllarca uzatılabilir. 

  1. İleri Tanı Yöntemleri: Sorunun Kaynağına İnmek 

Hastalık belirtileri ile kliniğimize gelen bir hastada, doğru tedaviye giden yol, hatasız ve hızlı bir tanıdan geçer. Kliniğimiz, “tahmine dayalı” değil, “kanıta dayalı” veteriner hekimliği ilkesini benimser. Bu nedenle, hastamızın detaylı öyküsünü (anamnez) aldıktan sonra, teknolojik donanımımızı ve laboratuvar imkanlarımızı devreye sokarız. 

Fiziksel Muayene ve Klinik Gözlem 

Tanı süreci her zaman detaylı bir fiziksel muayene ile başlar. Veteriner hekimlerimiz; hastanın vücut ısısı, kalp ve solunum hızı, lenf yumrularının durumu, mukozaların rengi, diş ve diş eti sağlığı, karın palpasyonu ve deri tüy yapısını inceler. Bu “elle ve gözle” yapılan muayene, bize hangi laboratuvar testlerine veya görüntüleme yöntemlerine başvurmamız gerektiği konusunda yol gösteren ilk haritadır. Deneyimli bir hekimin stetoskop ile duyacağı anormal bir kalp sesi veya karın bölgesinde hissedeceği bir kitle, tanı sürecinin yönünü tamamen değiştirebilir. 

Veteriner Laboratuvar Hizmetleri 

Gözle görülemeyen sorunları ortaya çıkarmak için laboratuvar analizleri şarttır. Kliniğimiz bünyesinde bulunan gelişmiş laboratuvar cihazları ile şu testleri hızlıca sonuçlandırabiliyoruz: 

  • Hemogram (Tam Kan Sayımı): Vücuttaki enfeksiyon varlığını, kansızlık (anemi) durumunu ve pıhtılaşma hücrelerinin sayısını gösterir. 
  • Biyokimya Analizleri: Karaciğer, böbrek, pankreas gibi hayati organların fonksiyonlarını, kan şekeri düzeyini ve protein dengesini ölçer. 
  • İdrar ve Dışkı Analizleri: İdrar yolu enfeksiyonları, kristalleşmeler (taş oluşumu), böbrek hastalıkları ve sindirim sistemi parazitlerinin tespitinde kullanılır.
  • Hızlı Test Kitleri: Viral hastalıkların (Parvovirus, Gençlik Hastalığı, FIV/FeLV vb.) tanısında dakikalar içinde sonuç veren spesifik testlerdir.

Görüntüleme Yöntemleri: Röntgen ve Ultrasonografi 

Laboratuvar sonuçlarını desteklemek ve anatomik yapıları incelemek için görüntüleme teknolojilerini kullanıyoruz. Dijital Röntgen (X-Ray), kemik kırıkları, eklem problemleri, akciğer enfeksiyonları, kalp büyümesi veya sindirim sistemindeki yabancı cisimlerin tespiti için vazgeçilmezdir. Dijital sistemlerimiz sayesinde, görüntüler saniyeler içinde yüksek çözünürlükle elde edilir ve gerekirse radyasyon dozunu minimize ederek detaylı inceleme yapılmasına olanak tanır. Ultrasonografi ise, karın boşluğundaki organların (karaciğer, dalak, böbrekler, mesane, rahim vb.) iç yapısını, tümör varlığını, gebelik durumunu veya sıvı toplanmalarını incelememizi sağlar. Tamamen ağrısız ve radyasyonsuz bir yöntem olan ultrason, özellikle yumuşak doku hasarlarının tespitinde röntgene göre çok daha detaylı bilgi verir. 

  1. Tedavi Protokolleri: Bilimsel ve Şefkatli Yaklaşım 

Tanı konulduktan sonraki aşama, hastanın durumuna en uygun tedavi protokolünün belirlenmesidir. Tedavi süreçlerimiz Dahiliye (İç Hastalıkları) ve Cerrahi olmak üzere iki ana başlıkta toplanır, ancak her hasta için “butik” yani o hastaya özel bir iyileşme planı hazırlanır. 

Dahiliye ve Medikal Tedaviler 

İç hastalıkları kapsamındaki tedavilerde; enfeksiyonlar, metabolik hastalıklar (diyabet, tiroid vb.), dermatolojik sorunlar, sindirim sistemi bozuklukları ve kardiyolojik problemler yönetilir. Medikal tedavide amacımız sadece semptomları (belirtileri) baskılamak değil, hastalığın kök nedenini ortadan kaldırmaktır. Antibiyotik kullanımında seçici davranarak (gerekirse antibiyogram testi ile), direnç gelişiminin önüne geçiyoruz. Kronik hastalıklarda ise hasta sahibini de sürecin bir parçası haline getirerek; ilaç kullanımı, özel diyetle beslenme ve evde bakım konularında detaylı eğitimler veriyoruz. 

Cerrahi Müdahaleler ve Anestezi Güvenliği 

İlaçla tedavinin mümkün olmadığı durumlarda veya acil travmalarda (kırıklar, yaralanmalar) cerrahi müdahaleler devreye girer. Kısırlaştırma operasyonlarından yumuşak doku cerrahisine, ortopedik operasyonlardan tümör eksizyonlarına kadar geniş bir yelpazede hizmet veriyoruz. Cerrahi süreçlerde hasta sahiplerinin en büyük endişesinin “anestezi” olduğunun farkındayız. Bu nedenle kliniğimizde Gaz Anestezisi (İnhalasyon Anestezisi) yöntemi kullanılmaktadır. Bu yöntem, anestezi derinliğinin kontrol edilebilir olması ve hastanın uyanma süresinin çok daha hızlı ve konforlu olması nedeniyle en güvenli seçenektir. Operasyon boyunca hastanın kalp ritmi, oksijen satürasyonu ve solunumu monitörize edilerek riskler minimize edilir. 

Post-Operatif Bakım ve Takip 

Tedavi, operasyonun bitmesiyle veya ilacın verilmesiyle sona ermez. İyileşme süreci, sıkı bir takip gerektirir. Kliniğimiz, operasyon sonrası yoğun bakım ünitelerinde hastanın vücut ısısını ve ağrı yönetimini kontrol altında tutar. Taburcu edilen hastalarımız için ise düzenli kontroller

planlanır. Yara bakımı, dikiş kontrolü ve genel durum takibi, tam iyileşme sağlanana kadar ekibimizin gözetimi altındadır. 

Minik dostunuzun sağlığı, şansa bırakılamayacak kadar değerlidir. Tanı, tedavi ve koruyucu hekimlik süreçlerinin her birinde, en güncel tıbbi bilgiler ve sonsuz bir hayvan sevgisiyle yanınızdayız. Onların sessiz dillerini anlayan uzman ekibimizle tanışmak ve kişiselleştirilmiş sağlık planınızı oluşturmak için kliniğimizi ziyaret edebilirsiniz.

happy-clients-icon
0 +

Müşteri Memnuniyeti

Professional-vets-icon
0 +

Uzman Hekim

protection-icon
0 %

Güvenli ve Steril

Evcil Hayvanınız İçin En İyisini Tercih Edin

İstanbulVet Veteriner Kliniği, 23 Nisan 2016 tarihinde Veteriner Hekim Fatih Koyuncu kuruculuğunda, minik dostlarımızın yaşam kalitesini artırmak ve hayvan sağlığında üstün standartları yakalamak amacıyla kapılarını açmıştır.

Çalışma Saatleri

Pazartesi – Cuma

9:30 – 20:00 

Cumartesi

9:30 – 20:00 

Pazar

11:00 – 17:00 

Contact Us

Telefon:

+90 535 833 74 40
+90 216 340 4140

Address:

Koşuyolu, Cenap Şahabettin Sokağı No:10, 34718 Kadıköy/İstanbul

Email:

info@istvetklinik.com

İstanbulVet
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.