Veteriner Doğum ve Jinekoloji Hizmetleri

Veteriner Doğum ve Jinekoloji Hizmetleri

Kedi ve köpeklerde gebelik takibi, doğum, sezaryen, kısırlık tedavileri ve jinekolojik hastalıkların tedavisinde uzman veteriner hekim kadromuzla yanınızdayız. Can dostunuzun ve yavrularının sağlığı için profesyonel jinekoloji hizmetlerimiz hakkında detaylı bilgi alın. 

Evcil Hayvanlarda Üreme Sağlığı ve Jinekolojik Muayenenin Hayati Önemi 

Evcil dostlarımız, ailenin birer ferdi olarak hayatımızın merkezinde yer alırlar. Onların sağlıklı bir yaşam sürmeleri, sadece beslenme ve aşı takvimiyle sınırlı değildir; üreme sağlığı ve jinekolojik kontroller de genel sağlık durumlarının en kritik parçalarından birini oluşturur. Veteriner jinekoloji, sadece yeni yavruların dünyaya gelmesi sürecini değil, aynı zamanda dişi kedi ve köpeklerin hayatları boyunca karşılaşabilecekleri hormonal dengesizlikler, genital organ hastalıkları, meme tümörleri ve üreme sistemi enfeksiyonları gibi geniş bir yelpazeyi kapsar. Kliniğimizde sunduğumuz doğum ve jinekoloji hizmetleri, en son teknolojik görüntüleme cihazları ve laboratuvar imkanlarıyla desteklenerek, minik dostunuzun yaşam kalitesini artırmayı hedefler. 

Düzenli jinekolojik muayeneler, özellikle yaşa bağlı olarak gelişebilecek riskli hastalıkların erken teşhisinde hayati rol oynar. Birçok evcil hayvan sahibi, kedi veya köpeğinin kısırlaştırılmamış olması durumunda karşılaşabileceği “pyometra” (rahim iltihabı) veya meme kanseri gibi ölümcül risklerin farkında olmayabilir. Bu nedenle, ekibimiz sadece tedavi odaklı değil, aynı zamanda “koruyucu hekimlik” prensibiyle hareket ederek, hasta sahiplerini potansiyel riskler konusunda detaylıca bilgilendirir. Amacımız, hem anne adaylarının sağlıklı bir gebelik ve doğum süreci geçirmesini sağlamak hem de üreme ile ilgili patolojik sorunları en modern cerrahi ve medikal yöntemlerle çözüme kavuşturmaktır. 

Gebelik Öncesi Dönem ve Hazırlık Süreçleri 

Sağlıklı bir doğumun temelleri, aslında çiftleşme gerçekleşmeden çok daha önce atılır. Gebelik planlaması yapan hasta sahiplerimiz için sunduğumuz hizmetler, anne adayının genel sağlık durumunun detaylı bir “check-up”tan geçirilmesiyle başlar. Bu süreçte, genetik olarak aktarılabilecek hastalıkların taranması, aşı takviminin güncellenmesi (gebelerde aşı yapılmadığı için öncesinde bağışıklığın yüksek olması şarttır) ve paraziter uygulamaların tamamlanması büyük önem taşır. Ayrıca, anne adayının vücut kondisyon skoru değerlendirilerek, gebelik ve emzirme dönemini kaldırabilecek ideal kiloda olup olmadığı kontrol edilir; zira obezite veya aşırı zayıflık, doğum sırasında ciddi komplikasyonlara yol açabilir.

Östrus (Kızgınlık) Takibi ve Çiftleşme Yönetimi 

Dişi kedi ve köpeklerde üreme döngüsü, insanlardan oldukça farklı ve karmaşık bir hormonal yapıya sahiptir. “Östrus” dediğimiz kızgınlık dönemi, doğru çiftleşme zamanının belirlenmesi açısından kritik bir süreçtir. Kliniğimizde, vajinal sitoloji (vajinal smear) ve progesteron hormon testleri yaparak yumurtlama zamanını tam isabetle tespit edebiliyoruz. Sadece kanamayı takip etmek veya davranış değişikliklerini gözlemlemek, özellikle “gizli kızgınlık” gösteren köpeklerde yanıltıcı olabilir. Laboratuvar ortamında gerçekleştirdiğimiz bu testler sayesinde, başarısız çiftleşme denemelerinin önüne geçiyor ve gebelik şansını maksimum seviyeye çıkarıyoruz. Ayrıca, doğal çiftleşmenin mümkün olmadığı durumlarda veya anatomik engeller bulunduğunda, uzman hekimlerimiz tarafından uygulanan suni tohumlama yöntemleriyle de üremeye destek sağlıyoruz. 

Profesyonel Gebelik Takibi ve İleri Tanı Yöntemleri 

Çiftleşme sonrası başlayan heyecanlı bekleyişte, “Acaba gebelik oluştu mu?” sorusunun yanıtını vermek ve süreci sağlıklı yönetmek için profesyonel bir takibe ihtiyaç vardır. Evcil hayvanlarda gebelik süresi kedi ve köpeklerde ortalama 63 gün (58-68 gün aralığı) gibi kısa bir süredir. Bu kısa süre zarfında embriyonun gelişimi çok hızlı ilerler ve her haftanın kendine özgü gereksinimleri vardır. Kliniğimizde gebelik takibi, sadece yavruların varlığını doğrulamakla kalmaz, aynı zamanda fetüslerin canlılığını, gelişim hızını ve annenin bu sürece verdiği fizyolojik tepkileri de izler. 

Ultrasonografik ve Radyolojik (Röntgen) Muayeneler 

Gebelik teşhisinde teknolojinin sunduğu en büyük imkanlardan biri ultrasonografidir. Kliniğimizde bulunan yüksek çözünürlüklü ultrason cihazları ile gebeliğin yaklaşık 21-25. günlerinden itibaren gebelik keselerini görüntüleyebiliyoruz. Ancak asıl kritik nokta, 28-30. günlerden sonra fetüslerin kalp atışlarını duyabilmek ve onların canlılığını (vitalite) kontrol edebilmektir. Ultrason, bize yavruların stresi veya gelişim geriliği hakkında anlık veriler sunar. 

Gebeliğin son haftasında (yaklaşık 45. günden sonra), kemikleşmenin tamamlanmasıyla birlikte dijital röntgen görüntülemesi devreye girer. Röntgen çekimi, hasta sahiplerinin en çok merak ettiği “Kaç yavru doğacak?” sorusuna kesin yanıt vermemizi sağlar. Daha da önemlisi, yavruların kafa çapları ile annenin pelvis (çatı) genişliğini kıyaslayarak, normal doğumun mümkün olup olmadığını veya sezaryen operasyonunun planlanması gerekip gerekmediğini önceden belirlememize olanak tanır. Bu önleyici yaklaşım, doğum sırasında yaşanabilecek sürprizleri ve riskleri minimize eder. 

Gebelikte Beslenme ve Bakım Tavsiyeleri 

Gebelik döneminde annenin beslenme rejimi, yavruların sağlıklı gelişimi ve annenin doğum sonrası süt verimi için hayati önem taşır. Gebeliğin ilk yarısında normal beslenme devam ederken, 4-5. haftadan itibaren embriyoların hızlı büyümesiyle birlikte annenin enerji, protein ve kalsiyum ihtiyacı artar. Veteriner hekimlerimiz, bu dönemde anne adayına özel “profesyonel yavru köpek/kedi maması” veya “gebe/emziren anne maması” geçiş planlarını hazırlar. Kontrolsüz kalsiyum takviyesinin eklampsiye (süt humması) yol açabileceği unutulmamalıdır; bu nedenle tüm takviyeler hekim kontrolünde yapılmalıdır. Ayrıca, gebelik

sürecinde annenin stresten uzak tutulması, hafif egzersizlerle kondisyonunun korunması ve doğum için hijyenik bir ortam hazırlanması konusunda hasta sahiplerimize detaylı danışmanlık hizmeti sunuyoruz. 

Doğum Süreci: Normal Doğum ve Sezaryen Operasyonları 

Doğum anı, hem heyecan verici hem de stresli bir süreçtir. Kliniğimiz, 7/24 acil durum hazırlığı ile doğumun her aşamasında yanınızdadır. Normal doğum sürecinde, annenin içgüdüsel davranışlarını destekleyen, sakin ve steril bir ortam sağlamak esastır. Ancak her doğum süreci, ne yazık ki ders kitaplarında yazıldığı gibi sorunsuz ilerlemeyebilir. Bu noktada, uzman ekibimizin deneyimi ve müdahale hızı, annenin ve yavruların hayatını kurtaran en önemli faktördür. 

Zor Doğum (Güç Doğum – Dystocia) ve Acil Müdahale 

Veteriner tıbbında “Dystocia” olarak adlandırılan güç doğum; doğum kanalının darlığı, yavruların aşırı büyük olması, yavruların geliş pozisyonundaki bozukluklar veya rahim kasılmalarının yetersizliği (uterus atalet) gibi nedenlerle ortaya çıkabilir. Eğer anne adayı 30-60 dakikadan fazla süren şiddetli kasılmalara rağmen yavru çıkaramıyorsa, iki yavru doğumu arasında 2-3 saatten fazla zaman geçtiyse veya vajinadan siyah/yeşil renkli kötü kokulu bir akıntı geliyorsa (yavru doğmadan önce), bu durum acil bir veteriner hekim müdahalesi gerektirir. Kliniğimizde, bu tür durumlarda öncelikle medikal müdahalelerle doğumu desteklemeye çalışır, ancak anne ve yavruların hayati riski söz konusu olduğunda vakit kaybetmeden cerrahi müdahaleye geçeriz. 

Sezaryen Operasyonları ve Sonrası Bakım 

Sezaryen operasyonu, özellikle Fransız Bulldog, Pug, İngiliz Bulldog gibi brakiosefalik (basık burunlu) ırklarda veya doğum kanalının dar olduğu durumlarda zorunlu bir tercih olabilir. Ayrıca uzayan ve ilerlemeyen doğumlarda acil sezaryen hayat kurtarıcıdır. Kliniğimizde sezaryen operasyonları, annenin ve yavruların anesteziden minimum düzeyde etkilenmesini sağlayan “gaz anestezisi” ve gelişmiş monitörizasyon sistemleri eşliğinde gerçekleştirilir. Cerrahi ekip, anneyi opere ederken; eş zamanlı olarak hazır bekleyen “yenidoğan bakım ekibimiz”, dünyaya gelen yavruların ilk solunumlarını başlatmak, göbek kordonlarını sterilize etmek ve vücut ısılarını korumak için inkübatörlerde (yoğun bakım üniteleri) müdahalede bulunur. Operasyon sonrası annenin ağrı yönetimi ve yavruları kabul etme süreci titizlikle takip edilir. 

Jinekolojik Hastalıklar ve Tedavi Yöntemleri 

Doğum haricinde, kısırlaştırılmamış dişi hayvanların karşılaştığı en büyük tehdit jinekolojik hastalıklardır. Hormonal dalgalanmalar, yaşın ilerlemesiyle birlikte rahim ve yumurtalıklarda ciddi patolojilere zemin hazırlar. Kliniğimizin jinekoloji departmanı, bu hastalıkların tanı ve tedavisinde üst düzey uzmanlığa sahiptir.

Pyometra (Rahim İltihabı) ve Erken Teşhisin Önemi 

Pyometra, dişi köpek ve kedilerde görülen, rahim içinin irinle dolmasıyla karakterize, tedavi edilmediğinde %100’e yakın oranda ölümcül olan bir hastalıktır. Genellikle kızgınlık dönemini takip eden 1-2 ay içerisinde ortaya çıkar. İştahsızlık, aşırı su içme, sık idrara çıkma, karın bölgesinde şişkinlik ve bazen vajinal akıntı ile belirti verir. “Kapalı Pyometra” dediğimiz, akıntının dışarı akmadığı türü çok daha tehlikelidir çünkü toksinler kana karışarak böbrek yetmezliği ve sepsise yol açar. Kliniğimizde, bu şüpheyle gelen hastalara acil ultrason ve kan tahlili yapılarak tanı konulur ve vakit kaybetmeden “Ovariohisterektomi” (rahim ve yumurtalıkların alınması) operasyonu uygulanır. Bu, medikal bir acil durumdur ve ekibimiz bu konuda yüzlerce başarılı operasyona imza atmıştır. 

Meme Tümörleri ve Kısırlaştırmanın Koruyucu Etkisi 

Meme tümörleri, dişi köpeklerde en sık görülen tümör tiplerinden biridir ve kedilerde görülen meme tümörlerinin yaklaşık %90’ı kötü huyludur (malign). Bu tümörlerin oluşumunda östrojen ve progesteron hormonlarının etkisi büyüktür. Bilimsel çalışmalar, ilk kızgınlıktan önce veya genç yaşta yapılan kısırlaştırmanın, meme tümörü riskini neredeyse sıfıra indirdiğini kanıtlamaktadır. Kliniğimizde, meme tümörü tespit edilen hastalarda, tümörün yayılımını (metastaz) kontrol etmek için akciğer röntgenleri çekilir ve ardından “mastektomi” (memenin alınması) operasyonları başarıyla uygulanır. Ancak bizim önceliğimiz her zaman koruyucu hekimliktir; bu nedenle üreme planlaması olmayan tüm hastalarımıza erken dönemde kısırlaştırmayı önermekteyiz. 

Yenidoğan Bakımı ve Pediatri 

Doğumun gerçekleşmesiyle işimiz bitmez, aslında yeni başlar. Yenidoğan (neonatal) dönem, yavruların en savunmasız olduğu, bağışıklık sistemlerinin henüz tam gelişmediği kritik bir evredir. İlk 24 saat içinde yavruların anneden “kolostrum” (ağız sütü) alması, pasif bağışıklığın kazanılması için şarttır. Kliniğimiz, annesi tarafından reddedilen, annesi süt veremeyen veya öksüz kalan yavrular için yoğun bakım ve beslenme danışmanlığı hizmeti sunar. Vücut ısısını koruyamayan yavrular için özel ısıtmalı kabinlerimiz ve yapay besleme tekniklerimizle, onların hayata tutunmasını sağlıyoruz. Ayrıca, yarık damak gibi doğumsal anomalilerin erken tespiti ve müdahalesi de pediatri hizmetlerimiz kapsamındadır. 

Neden Bizim Kliniğimizi Tercih Etmelisiniz? 

Doğum ve jinekoloji, veteriner hekimliğin tecrübe, teknoloji ve şefkat gerektiren özel bir alanıdır. Bizler, sadece tıbbi prosedürleri uygulayan bir klinik değil, ailenizin ve minik dostlarınızın yanında olan bir çözüm ortağıyız. 

  • Uzman Kadro: Jinekoloji ve doğum konusunda özelleşmiş veteriner hekim kadrosu.
  • İleri Teknoloji: 4D Ultrason, Dijital Röntgen, Gaz Anestezi Cihazları ve Yenidoğan Yoğun Bakım Üniteleri. 
  • 7/24 Acil Müdahale: Doğumun saati olmaz; gece veya gündüz, zorlu doğumlarda her an ulaşılabilir hekim desteği.
  • Steril Cerrahi: Enfeksiyon riskini minimize eden, uluslararası standartlarda sterilizasyon protokolleri. 
  • Şeffaf İletişim: Sürecin her aşamasında hasta sahibini bilgilendiren, tüm riskleri ve yapılması gerekenleri açıkça anlatan bir yaklaşım. 

Minik dostunuzun anne olma yolculuğunda veya üreme sağlığıyla ilgili her türlü probleminde, bilgi birikimimiz ve sevgimizle yanınızdayız. Sağlıklı nesiller ve mutlu patiler için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

happy-clients-icon
0 +

Müşteri Memnuniyeti

Professional-vets-icon
0 +

Uzman Hekim

protection-icon
0 %

Güvenli ve Steril

Evcil Hayvanınız İçin En İyisini Tercih Edin

İstanbulVet Veteriner Kliniği, 23 Nisan 2016 tarihinde Veteriner Hekim Fatih Koyuncu kuruculuğunda, minik dostlarımızın yaşam kalitesini artırmak ve hayvan sağlığında üstün standartları yakalamak amacıyla kapılarını açmıştır.

Çalışma Saatleri

Pazartesi – Cuma

9:30 – 20:00 

Cumartesi

9:30 – 20:00 

Pazar

11:00 – 17:00 

Contact Us

Telefon:

+90 535 833 74 40
+90 216 340 4140

Address:

Koşuyolu, Cenap Şahabettin Sokağı No:10, 34718 Kadıköy/İstanbul

Email:

info@istvetklinik.com

İstanbulVet
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.